Drinkpure

 

 

 

 

Bir filtrenin 500 litreye kadar kullanım ömrü vardır. Kaynak sularının kalitesine bağlı olarak bu süre farklılık gösterebilir. Suyun aşırı sert veya kirli olması, filtrenin ömrünü büyük ölçüde etkileyebilir.

Ağır metaller nelerdir? Boru üzerinde biriken tabakalar, yüzen parçacıklar, mikroplastikler ve buna benzer tortular. Hepsi %99 oranında filtrelenir. 

Filtrelerimiz hem iç hem de dış dişli musluk bataryaları için uygundur. Dış dişli musluk bataryalarına bağlantı için ayrıca bir conta kullanılması gereklidir. Boyutları; iç dişli bağlantı M22, dış dişli bağlantı M24. 

Patentli Filtrelerimizi Nanoteknoloji ile 0.3 mikron büyüklükte üretiyoruz. Nanoteknoloji üretimi 0.3 mikrona kadar ultra filtreleme sayesinde; Virüsler, Bakteriler, pas, mikroplastik ve patojenler gibi bu boyuttan daha büyük olan mikro partikülleri dahi filtreler.

DrinkPure 0.3 mikronluk gerçek bir membran filtrasyon sistemiyle işleyen tek musluk filtresidir. Bu sayede 1 mikronluk rakiplerinin çok önündedir. 

Su sadece aktif karbon ile işlenmeyip, aynı zamanda gerçekten filtre edilir. Zararlı bakteriler, mikro partiküller, mikroplastik ve en ince taneli pas partikülleri böylece yok edilir. Bulaşıcı etkenleri tespit etmek zor olduğundan, bulaşıcı etkenlerin istatistiklerini değerlendirmek pek mümkün değildir. Fakat mikroplastik ile enfekte olmazsınız. Plastik vücudumuzda kalır ve yok edilmez. 

Filtre, mekanik bir elek olarak işlevini gerçekleştirir ve 0.3 mikrondan daha büyük parçacıkların geçişine izin verilmez. Suyun kirliliğine bağlı olarak, filtre gözenekleri zamanla tıkanır ve su akışı yavaşlar.  

Evet, entegre edilmiş aktif karbon tabakası sayesinde, DrinkPure HOME ilaç kalıntılarını, hormonları ve pestisitleri absorbe eder. Yerleşik membran, aynı zamanda mikroplastik, pas ve bakterileri yok etme konusunda da destek sağlar. 

Su hattından gelen sıcak su filtreye zarar vermez. Ancak kaynar su kullanılmamalıdır. 

Su yumuşatma kartuşları, suyun tadını yumuşatmak ve böylelikle kahve ve çay gibi içeceklerin tadını iyileştirmek adına kireç oranını önemli ölçüde azaltır. Su sertliği bölgeden bölgeye değişebildiğinden kesin bir istatistik oluşturmak zordur. Ancak, tam bir kireç yok etme sistemi mevcut değildir. Sonuçta suyun hala belli oranda mineraller içermesi gerekir. Kullanıcılarımızın tam bir kireç çözme sistemine ihtiyaç duyması halinde, bina içerisinde ana hatta bir arıtma sistemin oluşturulması gerekli olacaktır. 

İlk kullanım sırasında belirli bir miktar aktif karbon tozu çıkabilir. Bu, filtrenin yeni ve kullanılmamış olduğunun göstergesidir. Daha sonrasındaki 20-30 litre kullanımda bazen az da olsa aktif karbon tozunun çıkması olası bir durumdur. Fakat bu sanılanın aksine kötü bir durum değildir. Aktif karbon yenilebilen bir maddedir.

Aktif karbon, polar maddeleri tutar ve bunları musluk suyundan arındırır. Bunu suyu emen bir sünger gibi düşünebilirsiniz. Bu tür polar maddeler arasında örneğin klor, ilaç kalıntıları, hormon ve (bazı) pestisitler yer alır. Aynı durum kokular için de geçerlidir: aktif karbon sayesinde kokular tutulur ve suyun berrak görünümü ve taze tadı böylelikle sağlanmış olur. 

DrinkPure sadece 0.3 mikron üzerinde bir partikül boyutuna sahip (ağır) metalleri filtreler. Daha küçük partiküller ve çözünmüş ağır metaller ne yazık ki filtrelenemez. 

DrinkPure, bakterilerin (e-coli) % 99.9999’unu ve virüslerin %99’unu, bunun yanı sıra kokuları ve mikroplastik/mikro partikülleri yok etme özelliğine sahiptir. Bir filtre üreticisi olarak, test koşullarımıza dahil olmayan durumlar için beyanda bulunmamız mümkün olmayacaktır. Bu yüzden biz hiçbir müşterimize, suyu her türlü kaynaktan sorunsuz içebileceğini söyleyemeyiz. Bu nedenle müşterimiz belirtilen filtre performansının gereksinimlerini karşılayıp karşılamayacağına kendisi karar vermelidir. Genel olarak şöyle ifade edilebilir; bir filtreye sahip olmak her zaman hiç filtre olmamasından daha güvenlidir! 

Bazı müşterilerimiz filtre montajı öncesi ve sonrasında su sertliğini bir TDS veya EC ölçüm aleti ile ölçmeyi denemekteler. Bu tamamen yanlış bir uygulamadır. Akış filtresi ve iyon değiştirme materyali uygulamasında su sertliğinin TDS ve EC ölçüm aletleri ile ölçülmesi ne yazık ki çok anlamlı değildir. TDS ölçüm cihazı suyun sertliğini değil, elektriksel iletkenliğini ölçer.

Suyun elektriksel iletkenliği, suda çözünmüş kirlere ve hatta sıcaklığa bağlı bir durumdur. Aynı zamanda bu iletkenlik, büyük ölçüde suda çözünmüş kalsiyum tuz miktarına da bağlıdır. 

İyon değiştirme teorisi – iyon değiştirme metodu ile suyun yumuşatılması sağlanır. Bu, kalsiyum tuzunun yok edilmediği, ancak değiştirildiği bir yöntemdir. İyon değiştirme materyali kalsiyum iyonunu emer ve iki sodyum iyonu salgılar, yani iyonların türü değişmiş ve sudaki sayıları ikiye katlanmış olur. Teorik olarak bu durumun suyun elektriksel iletkenliğini artırması gerekir. Ancak iyon değiştirme materyali, elektriksel iletkenliğin bağlı olduğu klor, demir, çözünmez parçacıklar, kum, pas ve ağır metaller gibi kirleri yok eder. İyonların sayısı böylelikle iki kat daha artar, ancak diğer tüm kirler de ortadan kaldırılmış olur. Bu nedenle, TDS-ölçüm cihazı filtrasyon öncesi ve sonrasında yaklaşık olarak aynı sonucu gösterir. Bu yüzden iyon değiştirme materyali uygulamasından sonra su sertliğinin bir TDS-ölçüm aleti ile ölçülmesi mantıklı değildir – doğru bilgi elde edilmemiş olur. 

“Tuz miktarı aynı kalıyor ise, su nasıl yumuşatılacak” diye merak ediyorsanız; kalsiyum, iyon değiştirme yöntemi ile sodyuma dönüşür ve sodyum, kalsiyumda olduğu gibi elektrikli radyatörlerde tortu bırakmaz. Böylece yumuşak bir su tadı elde edilir. Bu, iyon değiştirme metodu ile su yumuşatma prensibidir. Buna ek olarak, sodyum insan vücudu için vazgeçilmez bir unsurdur.  

Open chat
Merhaba. Yardımcı olmamızı ister misiniz?